...Yiyiniz,İçiniz,İsraf Etmeyiniz,Çünkü ALLAH (c.c) İsraf edenleri SEVMEZ...

HAK YOLCUSU...

Ana Sayfa Profilim Arşiv Blog İşleri




Saatımız kaç



Hakkımda

Salat ve Selam,Efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) in ve Bütün Peygamberlerin,Eshabı nın,Hz.Adem'den bu güne kadar yaşamış olan ve yaşamakta bulunan,Başta Salihler olmak üzere,bütün Mü'minlerin üzerine olsun..Kainattaki zerrelerin Rabbimizi tesbih edişlerinin adedince.AMİNN..
Bütün Dünya Benim olsa Gamım Bitmez Nedendir Bu... Taaa Ezelden Beri Gam Turabla Yoğrulmuş Bedendir Bu... Gelen Gider Giden Gelmez iki Kapılı Handır Bu... Sakın insafı Terk etme Makamı imtihandır Bu..(Y.S.S.HAN)..


Kategorilerim



Yazılarım

Höşmelim Diğer adıyla Peynir Tatlısı
Bulgur köftesi
İmanın ikinci şartı: Meleklere İnanmak
Arkadaşım Fatmanın ikindi çay sofrası..
Kabak tatlısı
Canım Torunumun Bayram Resimleri..
ikindi çayı sofrası..
Makarna Salatası
Hayırlı Bayramlar..
Gül Börek


Arkadaşlarım

sumeyye1
blogcuabla
malihaber
vaktivisal
vird
cennetkokusu
1incitanem
ruzun
illedeyemek
sevgialemi
pitircik1984
yermisinyemezmisin
nasibim
annemmutfaktatv
kardelensiz
yasemenlesiniz
hayattasarimi
kadifece
sevgipinari01
yuksektopuklar
busecegunler
hayalimdekiblog
begonviller
2563
yemekyapmali
rufeydem
ssonmektup
allahinadiyla


Dost Siteler

* atayurtturkistan
* mollacami
* zehirliok
* sadakat
* bilgicagi
* ayasofya
* diyabetdunyasi
* evlilikmektebi
* disalce
* birdemlik
* deryayla
* gulaymutfakta
* ikizlerinannesi
* sibelintarifdefteri
* sihirlikepu00e7e
* mutlulukdefteri
* gelibolu17
* lezzetvadisi


Ziyaretçilerim





Bannerim




Bağlantılarım



Cimcimem






widgets
Ödüllü BloglarYarisiyor.Com Kampanyasina Katılmak Ücretsiz, Haydi Durma!!!



Höşmelim Diğer adıyla Peynir Tatlısı


 

Malzemeler:
1 kg taze tuzsuz peynir 
5 yumurta
1 yemek kaşığı tereyağı
3 kaşık un
3 kaşık ince irmik
toz şeker (ben şekerini 3 kaseye yakın koyuyorum siz tadına bakarak kendi istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Yapılışı:
Önce, teflon yayvan bir tencerede peynir ve yumurtaları iyice karıştırarak özdeşleştiriyoruz. Sonra ocağa alıyoruz ve sürekli karıştırarak 5-6 dak. pişiriyoruz. Tereyağını ekliyoruz, ardından un ve irmiği koyarak, tencereye yapışmaz bir hal alana kadar pişiriyoruz. Şekerini katıp 5 dak. daha ocakta tutup ocaktan alıyoruz. Böyle servis yapmak isterseniz, hemen kaselere paylaştırın.Afiyet Olsun...


Tarih: 00:04, 14/12/2009 Kategori: Mutfakta neler var__
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Bulgur köftesi


 

 

MALZEMELER

 2 Su bardağı ince bulgur

1 bardak un

1 yumurta

Tuz

Karabiber

Zeytinyağı

Toz kırmızı biber

 

 

HAZIRLANMASI

 

            2 su bardağı ince bulguru sıcak su ile ıslatıp kabarmasını bekliyoruz. Daha sonra içine tuz, un, karabiber ve yumurtayı ekleyip iyice yuğuruyoruz ve küçük misket köfteler yapıyoruz ve bolca su ile haşlıyoruz. Ilıyınca üzerine sarımsaklı yoğurt hazırlayıp döküyoruz ve üzerine tereyağda kavurduğumuz kırmızı biber ve naneyi sos olarak döküyoruz ve servise sunuyoruz.

 

 

 


Tarih: 09:51, 12/12/2009 Kategori: Mutfakta neler var__
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

İmanın ikinci şartı: Meleklere İnanmak

HAYIRLI CUMALAR


Halis ECE


MELEKLERE İMAN


İmanın ikinci şartı meleklerin varlığına inanmaktır. Gerek Kur’ân-ı Kerim’de ve gerekse imanın altı esasının sıralandığı “Âmentü”de Allâh’a inanmanın hemen akabinde meleklere iman zikredilmiştir. Bir âyet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur:

“Kim Allâh’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyâmet gününü inkâr ederse, tam mânâsiyle sapıtmıştır.”(1)

Meleklere iman böylesine önemlidir. Bundan dolayıdır ki, Müslümanların iman esaslarını parçalamak, imanlarına zarar vermek için, belli çevreler tarafından melekler mevzuu zaman zaman kafaları ve gönülleri karıştıracak şekilde istismar edilegelmiştir. Bu sebeple Müslümanların çok önemli bir bölümünün meleklerle ilgili olarak bildikleri hususlar İslâm’ın iman esaslarına uymamaktadır.

Melek denilince, pek çok insanın kafasında, fizikî özellikleri olan bir kadın silueti canlanır. Zira basında-medyada, sinema ve tiyatrolarda, birtakım ticarî ürün reklamlarında ortaya konulan görüntü budur. Meselâ, “Çarli’nin Melekleri” gibi sözler; kadınlara, kadın iç çamaşırlarına, çikletlere müstear isim olarak melek isminin verilmesi gibi... Bütün bunlar, insanların melek inancına da zarar vermiştir, vermektedir. 

***

MELEKLER NASIL VARLIKLARDIR?

Kur’ân-ı Kerim’de ve hadîs-i şeriflerde, üzerinde en çok durulan hususlardan biri de meleklerdir. Kur’ân’ın seksenden fazla yerinde çeşitli kelimelerle meleklerden bahsedilmiştir.

Melek, kelime olarak haberci ve kuvvet mânâlarına gelir, çoğulu melâike’dir. İslâmi ilimler ıstılâhında ise melekler, saf nur’dan yaratılmış(2), ışıktan milyarlarca defa daha rakîk (ince), lâtif varlıklardır. Onların vücudunda, anâsır-ı Erbaa (dört unsur) dediğimiz toprak, su, hava ateş gibi elemanlar yoktur. Bundan dolayı doğrudan gözle görülmezler, beşer aklı da zaten onları görmeye tahammül edemez.

Melekler yemezler, içmezler, uyumazlar, günah da işlemezler; çünkü kendilerinde nefis yoktur. Gıdalarını zikir ve tesbihten alırlar. Erkek-kadın özellikleri yoktur. Yaratılmışların hiçbirine benzemezler. Gerektiğinde değişik tip ve kılığa girip görünebilirler. Zaten peygamberlerden başkasının melekleri yaratıldıkları şekilde yani aslî hüviyetlerinde görmeleri mümkün değildir.

Resûlüllah Efendimiz Cebrâil aleyhisselâmı aslî suretinde gördü, onun altıyüz kanadı vardı.(3) Kendisine zaman zaman insan suretinde de geldiğini kaynaklarımız haber vermektedir... Bu cümleden olarak bazan sahâbeden Dıhyetü’l-Kelbî (r.a.) sûretinde, bazan beyaz elbise giymiş bir a’rabî kılığında, bazan da sıradan bir şahıs hüviyetinde geldiği de olmuştur. Keza silahlı bir asker ve daha değişik kıyafetlerde de görülmüştür.(4) 

***

MELEKLERİN VAZİFELERİ

Melekler akıllı varlıklardır ve her birinin yaratılış vazifeleri vardır. Onlar bu yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirirler. Allâh’a muhtelif şekillerde ibâdet ederler. Süleymen Çelebi merhum, meleklerin değişik tarzdaki ibadetlerini Mevlid’inde şöyle dile getirir:

Kimi kıyamda kimi kılmış rüku’,
Kimi Hakk’a secde kılmış bâ-huşu’.


Bazıları da “tesbih” ederler, mü’minler için mağfiret dileğinde bulunurlar. Bu husustaki bir âyet şöyledir: “… Melekler Rablerine hamd ile tesbih ediyorlar ve yerdekiler için mağfiret (bağışlanma) diliyorlar…”(5)

Bazı melekler de saf saf olup namaz kılarlar, Allâh’ın kitabını okurlar, zikrederler.(6)

Yine Kur’ân-ı Kerim ve hadîs-i şeriflerde bildirildiğine göre, melekler biz mü’minler için duâda bulunmakta, duâlarımıza “âmîn” demekte, cemaatle kıldığımız namazlara, yaptığımız zikirlere iştirak etmekte, ilim meclislerimize katılmakta, bereketlerin intikallerini yani bir yerden başka bir yere geçmesini temin etmektedirler.

Kısacası, her hayırlı işimizde, iyi şeyler için teşebbüslerimizde, melekler ordusu yanıbaşımızda hazır bulunmaktadır.

***

İNSAN VÜCUDUNDA VAZİFELİ MELEKLER

Her insanın vücudunda vazifelendirilmiş ve ona yardımcı olan üçyüz seksendört adet melek vardır.

Bunlardan on altısı “Hafaza melekleri”dir. Hafaza melekleri devamlı olarak insanlarla beraber bulunurlar; onları şeytanların şerrinden-zararlarından korumakla vazifelidirler. Kur’ân-ı Kerim’de bu husus şöyle beyan olunmuştur:

“Muhakkak ki üzerinizde koruyucu melekler vardır.”(7)

İki tanesi, insanın sağ ve sol omuzlarında gene sürekli olarak bulunan ve amellerini tesbit eden, yazan “Kirâmen kâtibîn” melekleridir. Bunlarla ilgili olarak Kur’ân-ı Kerim’de şu açıklamaları görüyoruz:

“İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar. İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”(8) “Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler (eksiksiz olarak yazıp tesbit ederler).”(9)

İki melek de insana def’-i hâcet yaptırmakla memurdur.

Buraya kadar saydıklarımızın toplamı yirmi eder. Geriye kalan 364 melek ise, insan vücudunda bulunan 364 mafsal (eklem) kemiğini tutmakla vazifelidirler. Bu meleklerden birisi, şayet tutmuş olduğu mafsalı bırakmış olsa, o mafsal görevini yapamaz hâle gelir. Bilindiği gibi bu duruma felç diyoruz.

Def’-i hâcet yaptırmakla vazifeli olan melekler, o işi tenezzülen (alçakgönüllülük göstererek) kabul ettikleri için, dereceleri diğerlerinden üstündür. Bu sebeple, ihtiyacımızı giderip tuvaletten çıktıktan sonra, mutlaka, “el-Hamdü lillâhillezî ezhebe anni’l-ezâ ve âfânî min zâlik”(10) diye duâ etmek lâzımdır. Buna devam edenler, prostat dahil, birçok hastılıktan uzak olurlar. Zaten hastalıkların, rahatsızlıkların pek çoğu Resûlüllah Efendimizin sünnetlerine uyulmadığı, onlara aykırı hareket edildiği için meydana gelmiyor mu? Çare; hayat tarzımızı İslâm’ın âdâbına, Peygamber’in (s.a.v.) sünnetine uygun hâle getirmeye gayret göstermekten geçiyor.

***

BULUNDUKLARI YERE GÖRE İSİM ALAN MELEKLER

Meleklere, bulundukları yerelere, yaptıkları hizmete göre de isim verilir.

Meselâ gökte bulunanlara, semâ melekleri; yeryüzünde vazifeli olanlara, arz melekleri; Arş-ı a’zamı yüklenmiş bulunanlara, hamele-i Arş denilmekte; cennetin hazînedârı olan meleğe Mâlik, cehennemde vazifeli bulunan on dokuz meleğe Zebâni adı verilmektedir.

Meleklerin adedini Allah’tan başka kimse bilmez. Dinî kaynaklarımızda, her yağmur damlasının, kar tanesinin bile bir melek tarafından indirildiği bildirilmiştir.

***

DÖRT BÜYÜK MELEK

1. Azrâil(11):

“Melekü’l-mevt” (ölüm meleği) de denilen Azrâil aleyyhisselâm ve emrindeki melekler, ömrü sona eren canlıların ruhlarını almakla vazifelidir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: (Resûlüm) de ki: Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”(12)

2. Mikâil(13):

Kâinatta meydana gelen hâdiseleri idare ile görevlidir. Yağmurların yağması, rüzgârların esmesi gibi hizmetlere memur edilmiştir.

3. İsrâfil(14):

Kıyâmetin kopması ânında ve insanların tekrar dirileceğinde Sur’a üfleyecek olan melek. Bununla ilgili bir âyette şöyle buyrulmuştur: “Sur’a üflenince, Allâh’ın diledikleri müstesnâ olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacaktır. Sonra ona bir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp bakakalacaklardır.”(15)

Hâsılı;

Allah Teâlâ, hesapların görülmesi için çürümüş kemikleri, yırtılmış ve parçalanmış derileri, kopmuş saçları bir araya toplayacaktır. “Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi gözleri düşkün (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler, ‘Bu, çok çetin bir gündür!’ derler.”(16)

4. Cebrâil(17):

Vahiy meleğidir. Allah Teâlâ ile peygamlerleri arasında vâsıtadır. Peygamberleri ve ashâbını destekler, azâbı hak eden toplulukları helâk eder. Bu hususla ilgili bir âyet şöyledir: “O zâlimleri de korkunç bir ses yakaladı ve yurtlarında dizüstü çökekaldılar!” Burada geçen “korkunç ses!”, Cebrâil aleyhisselâmın bağırması idi.(18)

Bu dört büyük melek aynı zamanda meleklerin peygamberleridirler. 

***

KABİRDEKİ SUAL MELEKLERİ

Dünyadan âhirete geçiş kapısı olan kabirde, insanlar iman açısından sorgulanacaktır. Bu sorgulamayı yapan meleklere de Münker ve Nekir melekleri denir.

İsmâil Hakkı Bursevî (k. s.) hazretleri anlatıyor:

“Rivâyet edildiğine göre bir adam, İmam Ömeru’n-Nesefî (rh.) hazretlerini vefâtından sonra rüyasında gördü ve ona sordu:

- Münker ve Nekîr’in sualleri nasıl geçti?

Bu soruya Hazret-i İmam şu cevabı verdi:

- Allah Teâlâ rûhumu iâde ettikten sonra Münker ile Nekîr bana, kabir suallerini sormaya başladılar. Ben onlara dedim ki: “Suallerinize nesir hâlinde mi, yoksa nazım (şiir) olarak mı cevap vereyim?”

Onlar:

- Cevaplarını şiir hâlinde söyle, dediler.

Bunun üzerine ben onlara şu şekilde cevap verdim:

‘Rabbiye’llâhü lâ ilâhe sivâhü
Ve nebiyyî Muhammed Mustafâhü
Dîniye’l-İslâmi ve fi’lî zemîmün
Es’elü’llâhe afvehû ve atâhü’


Meâli: Rabbim Allah’tır, ondan başka ilah yoktur. Nebîm (peygamberim) Hz. Muhammed Mustafâ’dır (s.a.v.). Dînim İslâm’dır, fiillerim ise çok çirkin!.. Onun için ben, Allah’tan (c.c.) af ve atâsını (lûtfedip bağışlamasını) istiyorum.

Bundan sonra adam uykusundan uyanır ve bu mısra’ları ezberlediğini görür.”(19)

Cenâb-ı Mevlâ-yi zû’l-Celâl’den niyâzımız; bizlere de, Münker ve Nekîr’in suallerine sühûletle cevap verebilmeyi nasip eylesin. Âmîn...

İmanın diğer şartları gibi, melek inancımızın da düzgün ve sağlam olması gerekir. Bu da doğru bilgi ve sahih bir imanla olur. Bunları elde etmenin de yolu, Ehl-i Sünnet âlimlerinin eserlerine müracaat edip onların ortaya koyduğu düsturlara uymaktır.

***

Dilerseniz bu mevzûdaki son sözü, diğer birçok mevzûda olduğu gibi, gene İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretlerine bırakalım ve ona kulak verelim.

MELEKLER, İKRÂMA MAZHAR OLMUŞ KULLARDIR

“Melekler, elçilik vazifesi ve Allâh’ın (c.c.)
vahyini tebliğ etme makam ve rütbesi ile şereflenmişlerdir. Onlar, aldıkları bütün emirlere derhal uyarlar; kat’iyyen isyan etmezler, Allâh’a itaattan ayrılmazlar.

“Melekler yemezler, içmezler, giymezler... Kadınlık veya erkeklikle de vasıflandırılamazlar. Onlarda doğmak, nesil meydana getirmek yoktur. İlâhî kitapların ve sayfaların hepsi, melekler vâsıtasiyle inmiştir. Onlar, emânetleri yerine getirmekteki doğrulukları sebebiyle korunmuş ve muhâfaza altında kalmışlardır.

“Meleklere inanmak, dînin inanılması zarûri olan şartlarındandır. Onları tasdik etmek, İslâm’ın farzlarındandır.

“Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğuna göre, insanların havâs zümresi
(seçkinleri) meleğin havâs zümresinden daha faziletlidir. [Peygamberleri de yine meleklerin peygamberlerinden üstündür.]
Çünkü beşerin kemâle erip olgunlaşması esnasında bir çok engel mevcuttur, insan bunları aşarak Hakk’a vâsıl olur. Meleklerin Allâh’a yakınlığı ise, zorlanmadan ve halkın engellemesi olmadan kolayca hâsıl olur.

“Her ne kadar tesbih ve takdis yani Cenâb-ı Hakk’ı şânına yakışmayan her türlü kusurdan mutlak olarak tenzih etmek kudsiyyûn olanların
(meleklerin)
meşguliyeti ise de; lâkin bu devletle yani bu büyük ve şerefli vazifeyle cihâdı bir araya getirmek, kâmil insanların işidir. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurdu:

“Allah, malları ile canları ile cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlar üzerine faziletli kıldı.”(20)
 


DİPNOTLAR
(1) Nisâ sûresi, 4/136.
(2) Müslim, Sahîh, Zühd, 60.
(3) “Andolsun ki o (Peygamberiniz), onu (Cebrâil’i) apaçık ufukta (doğunun en yüksek yerinde, Hira dağında asıl sûretinde) görmüştür.”
(Tekvîr sûresi, 81/23; Beyzâvi, Celâleyn, Medârik tefsirleri ilgili âyet tefsiri. Buhâri, Sahîh, 4, 83).
(4) Buhâri, Sahîh, 5, 49-50.
(5) Kur’ân-ı Kerim, Şûrâ sûresi, 42/5.
(6) Kur’ân-ı Kerim, Saffât sûresi, 37/1-3.
(7) Kur’ân-ı Kerim, İnfitâr sûresi, 82/10.
(8) Kur’ân-ı Kerim, Kaf sûresi, 50/17-18.
(9) Kur’ân-ı Kerim, İnfitâr sûresi, 82/10-11-12.
(10) Mânâsı: Hamdolsun o Allâh’a ki, benden eziyeti (sıkıntıyı) giderip ondan beni kurtardı.
(11) Azrâil, İbrânice bir isimdir ve Abdülcebbâr yani cebredicici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahibi Allâh’ın kulu mânâsınadır.
(12) Kur’ân-ı Kerim, Secde sûresi, 32/11.
(13) Mîkâil, İbrâni lisanında Ubeydullah (Allâh’ın küçücük kulu) anlamındadır. (Tefsîru’l-Kurtubî, 2, 38)
(14) İsrâfil, İbrânice bir kelimedir ve Abdurrahmân (Rahmân olan Allâh’ın kulu) demektir.
(Tefsîru’l-Kurtubî, 2, 39)
(15) Kur’ân-ı Kerim, Zümer sûresi, 39/68. Birinci sur’da Allâh’ın dilemesiyle ölmeyip kalanlar; Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil, Azrâil veya hamele-i Arş ya da rıdvân melekleri, hûriler, cennetin hazînedârı olan Mâlik’le cehennem bekçileri olan zebânilerdir. Bu âyetten de anlaşıldığına göre nefha yani sur, ikidir. Birincisi ölüm nefhası, ikinicisi de ba‘s (dirilme) nefhasıdır.
(16) Kur’ân-ı Kerim, Kamer sûresi, 54/7-8.
(17) Cebrâil, İbrânice bir isimdir, Abdullah (Allâh’ın kulu) mânâsına gelmektedir. (Tefsîru’l-Kurtubî, 2, 38)
(18) Kur’ân-ı Kerim, Hûd sûresi, 11/67; Tefsîru’l-Kurtubî, 9, 61.
(19) Tefsîru Rûhu’l-Beyan, Eser Neşriyat, İstanbul, 4, 392.
(20) el-Mektûbat, İmâm-ı Rabbânî, 3, 17; Kur’ân-ı Kerim, Nisâ süresi, 4/95.



Tarih: 00:25, 11/12/2009 Kategori: Islami Genel Konular_
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Arkadaşım Fatmanın ikindi çay sofrası..

 

 

 

 

 

Malzemeler:

 

Hamuru için, Türkiye’de yaşıyorsanız fırından 2 adet hazır ekmek hamuru alıp, bunu buzdolabında muhafaza edip, ihityaç durumunda kullanabilirsiniz. Eğer evde ekmek makinanız varsa, makinada yoğurabilirsiniz, hamur orta büyüklükte olacak. Bunlar olmazsa evde normal mayalı hamur hazırlayabilirsiniz. Un, su veya süt ile.

 

Harcı için:

1 adet kuru soğan

2 adet domates

3-4 adet haşlanmış patates

3-4 adet yeşil biber

Sıvı yağ

Tuz ve arzu edilen baharatlardan

 

Hazırlanışı:

Önce soğanları, sonra sırasıyla küçük küçük doğradığınız biber, patates ve domatesleri sıvı yağ koyduğunuz tavada kavurun. Tuzunu ve baharatını damak tadınıza göre ayarlayın. Harcı bir kenarda hazır bekletin.

Hamurunuzu unlanmış bir yüzeyde dikdörtgen şeklinde, tepsinizin büyüklüğüne göre açın. Çok kalın olmasın ama, normal börek kadar da önce olmasın. Harçdan kaşıkla alıp hamurun üzerine yayın veya sadece bir kenarına koyun. Hamuru rulo şeklinde katlayın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye yerleştirin. Yüzüne önce yumurta, sonra da çörek otu, haşhaş tohumları ve susam, hangisi varsa evde, serpiştirip fırında yüzü kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun.

 

 

malzemeler:

hamur malzemeleri:

1 paket margarin oda sıcaklığında

1,5 - 2 su bardağı pudra şekeri

yarım su bardağı ılık süt

30gr yaş maya veya 1 yemek kaşığı toz maya

aldığı kadar un

2 yumurtanın sarısı (üzerine)

iç malzemeleri:

2 su bardağı ceviz, dövülmüş

yarım su bardağı pudra şekeri

1 su bardağı çekirdeksiz üzüm

1 tatlı kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı süt

 

hazırlanması:

1.mayayı ılık sütte eritin. yumuşak margarin ile pudra şekerini ezin. bir miktar unu şekerli margarinin üzerine dökün. mayayı azar azar ilave edin.  aldığı kadar un ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin.  hamurun üzerini örtüp oda sıcaklığında 1 - 1,5 saat bekletin. bu hamur ekmek hamuru gibi iki katı olmuyor. o yüzden kabarmazsa endişe etmeyin.

2.bu arada kuru üzümleri ikiye doğrayın. cevizleri dövün. bunları tarçın, pudra şekeri ve süt ile karıştırın.

 

hamurdan parçalar koparıp enlemesine elips şeklinde açın. içine bir tatlı kaşığı içten koyun.

 

uzun kenarları poğaça yapar gibi kapatın.

daha sonra elinizle hafif bastırarak çubuk yapın. daha sonra ay şekli verin.  hepsini tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürün. önceden ısınmış170C fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.

 

 

Harika bir tat pratik göze hoş gelen patates topları:
 
Malzemeler:
 Yarım kilo patatesi haşlıyorsunuz haşlanan patatesleri iyice elinizle ezdirin içine yarım çay bardağı kadar sıvı yağ, yarım limon sıkıp püre haline gecek şekilde yoğurun.
Diğer tarafta 3-4 havucu rendeleyip tavada 1 yemek kaşığı sıvı yağ ile çok az kavurun yoğurduğunuz patateslerden ceviz büyüklüğünde alın yuvarlayın içine 1 tatlı kaşığı havuç üzerine biraz yoğurt ve maydanoz veya dere otuyla  süsleyip servis yapabilirsiniz. Çok hafif diyet içinde ideal misafirlerinize çok güzel bir ikram. Tadı süperrrr.


Tarih: 22:21, 7/12/2009 Kategori: Kahvalti ve Sofralarimiz
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Kabak tatlısı


 

Malzemeler:
1 kg bal kabağı
1 - 1.5 bardak şeker

Süsleme için ceviz içi

Yapılışı:
Kabakları istediğiniz büyüklükte dilimleyin ve fırın kabına koyun. Dilimlerin üzerini şekerle kaplayın.

Kabin üzerini örtüp oda sıcaklığında bekletin. Bu süre zarfında kabaklar sularını salacak ve şekeri eritecek.

Tüm şeker eridiğinde fırını önceden ısıttığınız 250 derece fırında yarım saat ya da kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin.

Ilık olarak ya da buzdolabında soğuttuktan sonra ceviz içiyle servis edin.

Afiyet olsun.


Tarih: 08:05, 7/12/2009 Kategori: Mutfakta neler var__
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Canım Torunumun Bayram Resimleri..

 

 Kendisi bayram için gelemedi amma resimleri geldi

bu gurbetin ne diyeyim bilmem artık :))) hamdolsun yinede teknoloji varda

o kadarda hasret kalmıyoruz


 

 

 

 

 


Tarih: 05:11, 6/12/2009 Kategori: Resimlerim_
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

ikindi çayı sofrası..

Sevgili blogcu arkadaşlarım bu masadaki bütün tarfilerim

mutfakta neler var katogorisinde teker teker yazılmıştır


Tarih: 07:53, 5/12/2009 Kategori: Kahvalti ve Sofralarimiz
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Makarna Salatası


 

Malzemeler

1/2 Paket Makarna

4 Yemek Kaşığı Yoğurt

1,5 Yemek Kaşığı Mayonez

¾ Su Bardağı Haşlanmış Havuç

¾ Su Bardağı Kornişon Turşu

¾ Su Bardağı Haşlanmış Bezelye

Tuz

 

Yapılışı

 

Yoğurt ve mayonezi çırpma teli ile karıştırarak pürüzsüz hale getirin.

Bezelye, havuç ve turşuları ekleyin ve karıştırın.

Haşlanmış ve süzülmüş makarnayı yoğurtlu karışıma ekleyin.

 

NOT

 

Bu salatayı hazırladıktan sonra, fazla bekletmeyin, makarnalar sosu emiyor ve güzel olmuyor, taze iken yemenizi öneririm.
 Makarnaları biraz diri haşlayıp, haşlama suyuna da sıvı yağ,tuz ve bir tavuk bulyon atarsanız, daha lezzetli oluyor.AFİYET OLSUN


Tarih: 00:12, 1/12/2009 Kategori: Mutfakta neler var__
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Hayırlı Bayramlar..


 

Değerli  kardeşlerim; Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik ederim. Bugün sabah namazıyla beraber başlayan ve üzerimize Vacip olan Teşrik Tekbirlerini unutmayalım. Hz.Allah (c.c.) Kurban Bayramını vatanımıza, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlı eylesin.

Sevdiklerinizle birlikte güzel, huzurlu ve en önemlisi hayırlı bir bayram geçirmenizi Rabbimizden niyaz ederim.

Bayramlarda Hediyeleşmek güzeldir, hanelerinize gelip hediye edemiyoruz
lütfen bunu hediye olarak kabul edin. Selam ve duâ ile Hz.Allah'a menaet olunuz.


 

Bayramlar olmasaydı, birileri büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpmez, bir kaç yıl boyunca görmediği bir akrabasını büyüğünü görmez, gidip ellerinden öpmez halini hatırını sormaz, kendi keyfine göre bir yaşam sürdürür, ahde vefadan bahsedilmez, sıla-ı rahim (akraba ziyareti) denilen, Aslı Arapça içeriği Türkçe uygulaması zor bir kavramdan kimsenin de haberi olmazdı.

Bayramlar olmasaydı, böyle birlik beraberlik içerisinde yaşayıp huzur ve mutluluktan yüzümüz gülmez, Bizi yönetenler de böyle birlik beraberlik mesajları vermez, her ne yapıyorlarsa bizim için yaptıklarını itiraf etmezler, ekonomik tedbirlerin zam vs.lerin halkın iyiliğine olduğunu açıklamazlardı.

Bayramlar olmasaydı, Böyle bol günlü havadan tatiller olmaz, çok çalışan Devletin Memur ve işçileri yorgunluklarını çıkaramaz, tatil yörelerine koşmazdı.

Hakikaten Bayramlar olmasaydı bizler ne yapardık ki?

Söyleyeyim…. Çevremizi, dostlarımızı, arkadaslarımızı, akrabalarımızı, insanlıgımızı Unuturduk!!

Bize ozgurce kutladıgımız bu bayramları, bu guzel gunleri armagan eden, bu vatan icin topraga dusen ebedi uykularındakileri, mezardakileri, yarın bizim de gidecegimiz mezarları  unuturduk!

Aynen şimdi unuttuğumuz gibi herşeyi unuturduk!!


-----------------------------------------------------------------
Özel günlerdir bayramlar; ailelerin bir araya geldiği, çocukların bir avuç şeker ve harçlıkla mutlu olduğu, hüzünlerin unutulup, mutlulukların paylaşıldığı, anıların tazelendiği güzel günler.

Büyüklerimiz hep nerede o eski bayramlar der. Vardır bir bildikleri ki, eskiyi arar dururlar.

Ve çocuklarını arar gözleri, kulakları kapıda. Kucaklaşma zamanıdır, uzaktakilerin yakınlaştığı, sevgilerin çoğaldığı, hasretlerin giderildiği gündür bayram.

 
----------------------------------

Sosyal hayattan kopuk yaşayan gençler için bayram günleri, manevi değerleri keşif günlerine dönüşebilir. Törensel davranışlarımızın altındaki manevi kazanımları gençlere anlatmalıyız.

 Evrensel ve humanist değerler içeren bayramların, gençlere sağlıklı ve erdemli davranışların kazandırılması açısından bulunmaz bir fırsattır.

Son yıllarda hızla gelişen teknoloji ve sunduğu ürünlerin gençleri sosyal hayattan uzaklaştırdı. “Walkman kullanarak dış dünyaya kulaklarını tıkayan, ekran başında saatler geçirerek gerçek hayattan uzaklaşan, cep telefonu tuşlarıyla meşgul olarak gerçekliğe dokunamayan gençler, gün geçtikçe sosyal iletişim konusunda daha da fazla tembelleşiyor.

Dünyayı kendi yaş gruplarına endeksli düşündükleri için görünüşte sosyal, gerçekte asosyal olan bu kuşak için bayramlar bir başlangıç, bir dönüm noktası olabilir.

Gençlerin manevi değerler edinmeleri ve bunları yaşamlarında uygulamaları konusunda anne-babalara büyük görevler düşmektedir. Büyüklerin davranışlarıyla gençlere örnek olmalıdırlar.

Bayramlara özgü davranışlar gençlere gerekçeleriyle anlatılmalıdır. Anne ve babaların görevlerinin başında model olmak gelir. Bayramlarda gelenekleri uygulamalıdırlar.

Törensel davranışlarımızın altındaki manevi kazanımları onlara uygun tarzda anlatmalıyız. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, öğüt vermek degil, yapılanların gerekçeleri anlatılırsa başarıya ulaşma olasılığımız vardır.
--------------------------------
Hayat karmaşasını bahane etmeden büyüklerini ziyaret et, ellerinden öp.

NICE BAYRAMLAR GOR KARDESIM, SEVDIGINLE, SEVILDIGINLE...

SOSYALLESMEMIZIN EN ETKIN ARACI;  BAYRAMLAR NESE ILE  DOLSUN!
iktibas

Tarih: 23:35, 26/11/2009 Kategori: Tebrikler_
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Gül Börek

 

 

Malzemeler

 

5 yaprak yufka

2 yumurta

1 su bardağı süt

yarım su bardağı sıvı yağ

1 yemek kaşığı çörekotu

 

Böreğin iç malzemesi:

 

300gr. kıyma

yarım çay bardağı sıvıyağ

3 tane kuru soğan

3 tane patates

 

Yapılışı

Tarife önce böreğin iç malzemesini hazırlamakla başlayalım. Yarım çay bardağı sıvı yağımızı bir tencereye alıp, ocakta kızdıralım.Kıymayı da tencereye ekleyip, kavuralım. Ardından küçük küp şeklinde doğradığımız patateslerimizi de ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Patatesler kavrulunca ocağın altını söndürüp, 

 Artık sıvı karışımı hazırlayabiliriz.

 

 

Derince bir kaseye 2 yumurtayı kırıp çırpalım. İçine yarım su bardağı sıvı yağı ve sütü de ekleyip karıştıralım. Bu sıvı malzemeyle yufkalarımızı ıslatacağız. Şimdi böreklerimiz sarabiliriz.

 

Yufkaların her birini dörde bölelim (çeyrek yufka). Her bir parça yufkayı sırayla, bir fırça yardımıyla hazırladığımız sütlü karışımla ıslatalım. Yufkanın geniş tarafına önceden hazırladığımız iç malzemeden arzu ettiğimiz kadarını yayalım. Yufkanın ucunu harcın üstüne katlayıp, sıvı karışımımızla bu kıvrılan ucu ıslatalım.

 

Artık yufkayı tamamen rulo haline getirebiliriz. Meydana gelen ruloyu yuvarlak şekilde sararak gül böreğimizi tamamlayıp tepsiye dizelim.

 

Her bir parçayı bu şekilde sardıktan sonra, artak sıvı karışımımızı böreklerin üzerlerine iyice sürelim. Böreklere çörek otu serpiştirerek, 180°C ısıttığımız fırınımızda 25 dakika kadar pişirelim. Sıcak ya da ılık servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun.


 


Tarih: 00:01, 25/11/2009 Kategori: Mutfakta neler var__
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı
Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net
<- Sonraki Sayfa ->